Teklik, bir kendinlikle adım adım yan yana yürüyor,
insan yürümeye alıştıkça karanlığa girmeyi de,
ışıktan geçmeyi de öğreniyor, insan en zor kendine alışıyor.
Alışıyoruz, alıştıra alıştıra kendimizi alıştırdıkça yanıyoruz.
oysa alışmak doğadan bir şey, hangi canlı alıştığı hayat ortamını kolayca terk edebiliyor ki. Hayvan yanım bu belki, bende alıştım en az onlar kadar hayvanım, belki de bu çevreme ters gelen, bunun içindeyim ve yasıyorum.
her şeye alışabilirim ama bir kendimedir zor olanı, şimdi alıştığım yerden alışmadığım yerlere gitsem, kendim ve kendime alışamadığımı da götüreceğim. Gölgelerde alışmasın diye birbirine lambaları söndürüyorlar. her yer bir karanlık, korkutuyor artık, alışmak yanlış anlaşılıyor belki, sevdikçe alıştık sanıyor insanlar.Yaşamak aslında alışmaya çalışmak, bak şu hüzün, bak bu depresyon, Alışamamanın yan ürünleri değil mi. Onunla olsa ona da alışsak, kim bilir sancılar ne kadar azalacak, alışamamak belli ki direnmek artık, farkındayız.
O zaman ne gereği vardır ki kaçıp gitmenin, belki bu yüzden hani sırf kendimize alışkanlıklarımızı değiştirmek için başka Birine alışmayı seçiyoruz, bak ben nelere alışabilirim. Yollara, suya, toprağa yazıya ve kağıda ve sana ve bana ve sana ve bana ve sana ve bana…
'07

Yazı Ekle